NBA’de Yazın İlk Büyük Takası: Porzingis, Celtics’in Aradığı Parça mı? Smart, Grizzlies’a Ne Katar?

22/Haz/23 14:32 Haziran 22, 2023

Bilal Baran Yardımcı

22/Haz/23 14:32

Eurohoops.net

Eurohoops Fırın, draft günü öncesi gündeme bomba gibi oturan üç takımın dahil olduğu takası inceliyor.

by Bilal Baran Yardımcı / info@eurohoops.net

NBA sezonu bitti, şampiyon belli oldu fakat ligde drama bitmiyor. Birçok taraftarın normal sezondan bile daha çok sevdiği “o” döneme dün gece düşen haberlerle resmen girmiş bulunuyoruz.

Draft günü geldi çattı, serbest oyuncu dönemi yaklaşıyor… Bu da demek oluyor ki her yaz olduğu gibi ligi sarsacak bazı hamleler bizleri bekliyor. Kimsenin kimsenin gözyaşına bakmadığı, panik hamlelerinin bazı takımları esir aldığı yaz döneminin ilk bombası da Boston Celtics‘ten geldi.

Washington Wizards ve Memphis Grizzlies ile üçlü bir takasa giren Celtics, kadrosuna Wizards‘ın yıldız uzunu Kristaps Porzingis’i kattı. Bunun yanında bu gece yapılacak draftın 25. sırası ve 2024’ten ilk dört korumalı Golden State Warriors pick’i de Celtics’in eline geçti.

Wizards ise karşılığında Tyus Jones, Danilo Gallinari, Mike Muscala ve draftın 35. sırasını aldı. Yeniden yapılanmaya giden ve elindeki oyuncuları bozdurmaya çalışan ekip, Bradley Beal’ın ardından Porzingis’i de yollamış oldu.

Takasın üçüncü ayağında ise Grizzlies, dokuz senedir Celtics’te forma giyen Marcus Smart’ı kadrosuna kattı.

Bir All-Star ve bir Yılın Savunmacısı’nın yer değiştirdiği bu büyük takas, beraberinde bir dolu soru işareti getirdi. Bu yazıda üç takım açısından da bu soru işaretlerini değerlendirmeye çalışacak, kazananlar ve kaybedenleri seçeceğiz.

Boston Celtics İçin Yapbozun Son Parçası Porzingis miydi?

Celtics için diğer 29 takımın beğendiği, kendi taraftarlarının ise içinde biraz burukluk bırakan bir takas oldu. Kağıt üstünde bakıldığında Marcus Smart’ı vererek iki tane birinci tur draft hakkı ve Porzingis’i almak kesinlikle bir pazarlık başarısı. Fakat Smart’ın takım için ifade ettikleri her zaman bambaşka oldu.

Celtics formasıyla dokuzuncu sezonunu tamamlayan Smart, 2014-15 sezonuyla birlikte katıldığı kadroda her sezon playoffa kalma başarısı gösterdi. Başlarda özellikle hücum tarafında birçok özelliği ham olan oyuncu, muhteşem savunmasının yanına bir nebze üçlük tehditi ve ortalamanın üstünde oyun kurma meziyeti eklemesiyle normal bir rol oyuncusundan çok daha değerli bir oyuncu haline geldi. Bütün bunları yaparken sonradan draftla takıma dahil olacak Jaylen Brown ve Jayson Tatum üzerine kurulacak çekirdeğin de sembol figürü oldu diyebiliriz.

Celtics, uzun süredir aynı oyuncularla başarılı sezonlar geçiriyor. Bu başarılı yolculuğun saha içinde olmasa da saha dışındaki en büyük mimarı belki de Marcus Smart’tı. Her zaman savunmanın lideri olan ve yaptığı “hustle” hareketleriyle takım ne zaman sıkışsa bir kıvılcım yaratmayı başaran Smart, Celtics’in kimliğini oluşturan en önemli oyuncuydu. Belki muhteşem yetenekli ve estetik değildi fakat her zaman her şeyini sahaya bırakacağına dair kimsenin şüphesi yoktu.

Warriors için Draymond Green neyse, Celtics için Smart da o oyuncuydu. Zaman zaman kimsenin sorumluluk almadığı kritik anlarda Smart, hiçbir zaman toptan kaçmazdı. Bunun tabii ki iyi sonuç verdiği de, kötü sonuç verdiği de oluyordu. Fakat mental anlamda çok zayıf bir takım olan Celtics’te böylesine güçlü bir saha lideri bulunması takımı birçok kez ipten aldı.

Organizasyon için böyle büyük bir figürü takaslamak her şeyden önce büyük bir cesaret. Geçtiğimiz sezon bir kez daha konferans finallerinde elenen ve bu çekirdeğin nihai hedefine bir kez daha ulaşamayan Celtics, faturayı guard rotasyonuna kesmiş gibi gözüküyor. Bu da çekirdeğin en büyük temsilcisinin takımdan ayrılmasına yol açtı.

Brad Stevens, kadroda farklı yüzler görmek istemiş, yeniliğin başarıyı getireceğini düşünmüş olabilir. Bahsettiğimiz saha dışı sebepleri bir kenara bıraktığımızda mükemmel bir hamle yaptığını da bir kez daha belirtmek gerekiyor. Peki Porzingis, Celtics‘in son basamağı çıkması için uygun oyuncu mu?

New York Knicks ile başladığı kariyerinin ilk yıllarında “unicorn” olarak görülen oyunculardan biri olan ve süper yıldız olmasına neredeyse kesin gözüyle bakılan Porzingis, yaşadığı sakatlıkların başrolde olduğu sebepler yüzünden bir türlü hayal ettirdiği seviyeye ulaşamadı.

Önce şansını Dallas Mavericks‘te Luka Doncic ile deneyen Porzingis, takımla ve Luka ile bir türlü tam olarak bir olamadı ve başarısız bir dönemi daha geride bıraktı. Ardından Wizards‘ın yolunu tutan yıldız uzun için açıkçası “şampiyon takımın parçası olabilecek bir oyuncu değil” düşünceleri bende ağır basmaya başlamıştı.

Geçtiğimiz sezon ise bu düşünceleri biraz değiştirdi. 65 maçta forma giyerek 2016-17 sezonundan sonra en fazla maçta oynadığı sezonu geride bırakan Porzingis, sahada yaptıklarıyla da bunu pekiştirdi ve kariyerinin en iyi sezonunu geçirdi. 23.2 sayı – 8.4 ribaund – 2.7 asist ortalamalarının yanında yayın gerisinden 5.5 şut deneyerek %38 ile isabet buldu.

Porzingis, uzun pozisyonundan getireceği şut tehditi, hücum çeşitliliği ve ikili oyun tehditiyle Celtics hücumunda pek çok kilidi açacak. İşin gelişmiş istatistik kısmına girdiğimizde ise Celtics’te yüzlerin gülmesi için daha da fazla sebep ortaya çıkıyor.

Porzingis, Second Spectrum’un verilerine göre geçtiğimiz yıl close-out’lara saldırdığı pozisyonlarda pozisyon başına 1.23 sayı üretti ve bu alanda ligin beşinci sırasında. Uzun pozisyonlarında hep tek çeşit tehditi olan oyuncular bulunduran Celtics için hem yüzdeli üçlük atan, hem de topu yere vurup sayı üretebilen bir uzun pek çok şeyi çözecektir.

Ayrıca sezonlar ilerledikçe iyi bir yönlendirici ve pasör olma konusunda emin adımlar atan Jayson Tatum için de bu takas olumlu sonuçlanabilir. Smart’ın da gidişiyle bu rolü daha fazla üstlenecek olan Tatum, daha önce kariyerinde neredeyse hiç sahip olmadığı bir ikili oyun partneriyle oynayacak. Porzingis, ikili oyunlardan sonra kendi başına tehdit yaratabilen bir oyuncu. Al Horford, Rob Williams gibi oyuncular daha niş tehditleri olan, savunması daha kolay profilde uzunlardı. Perdeyi getiren isim Porzingis’ken Tatum’un ikili oyunlarda karşılaştığı baskı da eskisi gibi olamayacak. Bu da yıldız oyuncunun hücumda daha rahat nefes alabilmesi demek.

İşin savunma kısmında ise Porzingis’in repütasyonundan daha başarılı olduğunu söyleyebiliriz. Yine Second Spectrum’un istatistiklerine göre Porzingis, savunduğu pick&roll’lerde pozisyon başına 0.93 sayıya izin veriyor. Anthony Davis, Steven Adams ve Giannis Antetokounmpo’nun ardından bu alanda da ligin dördüncü sırasında yer alıyor. Zaten yanında muhtemelen bir uzunla daha oynayacak olan Porzingis’in savunmada sanılan kadar büyük bir defo oluşturmayacağını söyleyebiliriz.

Bütün bu konuştuklarımızı gölgeyecek büyük bir soru işareti ise her zaman bulunuyor: Porzingis’in sağlığı. Yıldız oyuncu, en çok gereken anlarda, sezonun en kritik maçlarında sağlıklı dizlere sahip olabilecek mi?

Porzingis’in sağlıklı oynadığı playoff senaryosunda geçen sene gösterdikleri, Celtics’e katacakları düşünüldüğünde takım için şampiyonluğa giden yoldaki son parça bulunmuş olabilir. Her şeyin yolunda gittiği senaryoda Celtics, gerçekten de kağıt üstünde durdurması çok zor bir takım haline geldi.

Fakat Smart tam da bu noktada kadro için büyük önem taşıyordu: Her şeyin yolunda gitmediği senaryolar, seriler illaki olacak; Celtics o zaman ne yapacak?

Bu noktada takımın yıldızı Jayson Tatum’dan bir sıçrama daha beklemek hayalcilik olmayacaktır. Henüz 25 yaşında olan Tatum, genç yaşına rağmen edindiği playoff tecrübesiyle tam da en iyi yıllarına giriyorken ligin tartışılmaz şekilde en iyi beş oyuncusundan biri olarak kendini kabul ettirme şansına sahip. Geçtiğimiz playoffta gösterdiği liderliği artık sezon geneline yaymak zorunda. Yapabilirse 18. filamanın asılmaması için saha içinde büyük bir sebep yok gibi gözüküyor.

Grizzlies – Smart: İdeal Birliktelik

Memphis Grizzlies‘ın hayal kırıklığıyla sonlanan sezonun ardından tam da Marcus Smart gibi bir oyuncuya ihtiyacı vardı. Her ne kadar yetenekli olsalar da takımın saha dışında yaşadığı problemlerin ardı arkası kesilmiyordu. Ja Morant’in yaptıkları, Dillon Brooks’un açıklamaları, takımın saha içindeki vücut dili… Hepsini dengeye sokabilecek bir isim gerekiyordu, buldular da.

Grizzlies, özellikle geçtiğimiz yılın sonlarına doğru saha içindeki hareketleriyle NBA’de en çok nefret edilen takımlardan biri haline geldi. Genç oyunculardan oluşan bu kadro, henüz elle tutulur bir başarısı olmadan sergiledikleri tutumla bir noktada kendi sonlarını hazırladı. En büyük örnek de ilk tur serisi sırasında Dillon Brooks’un LeBron James’e yönelik yaptığı açıklamalardı. Sonucu hepimiz biliyoruz.

Böylesine genç takımlarda her zaman soyunma odasını dengede tutacak, takıma liderlik edecek tecrübeli oyunculara ihtiyaç duyulur. Celtics‘te tam olarak bu rolü üstlenen ve başarıyla yerine getiren Smart, kadronun saha dışında birçok konuda yaşadığı problemleri çözecektir.

Saha içinde de Ja Morant’in cezasının olduğu bölümde takımı su üstünde tutmak için Smart ideal bir oyuncu. Hücumda takıma ekstra bir akıl getirecek olan Smart, genç ve patlayıcı oyuncuların alevini tam da gerektiği kadar dinginleştirebilir. Smart, playofflarda kaybolmuş gözüken Grizzlies’ın bir kimlik kazanması için elinden gelen her şeyi yapacaktır.

İşin savunma kısmında ise Jaren Jackson Jr. ile muhteşem bir ikili olacaklarını söylemeye bile gerek yok. Son iki yılda Yılın Savunmacısı seçilen iki oyuncu aynı takımda buluştu ve ikisinin de yapabildikleri birbirini çok iyi tamamlıyor. Smart, perimetrede herkesin önünde kalarak rakiplerin en büyük skor tehditlerini savunurken arkada devriye gezen, boyalı alanı karartan Jaren Jackson Jr… Bu takımın sahadaki diğer üç oyuncudan bağımsız iyi bir savunma takımı olmaması çok zor gözüküyor.

Yetenek tavanına ulaşmak için böyle veteran oyunculara ihtiyacı olan Grizzlies’ın yapabileceği en iyi hamlelerden birini yaptığını rahatlıkla söyleyebiliriz.

Wizards Ne Yapıyor?

Washington Wizards, vasatlığın hakim olduğu yılların ardından bu yaz sonunda yeniden yapılanma yolunu seçti. Takımda değeri olan, karşılığında artı yazabilecek oyuncuları takaslamak, yeniden yapılanma için ilk ve en önemli adım. Peki Wizards, hem Bradley Beal’ı, hem de Kristaps Porzingis’i takasladığı şu son bir haftada bu iki oyuncunun karşılığında ne aldı?

38 yaşındaki Chris Paul, tavanına ulaşmış Landry Shamet, Danilo Gallinari, Mike Muscala gibi vasat oyuncular, normalde iyi bir oyuncu olan fakat bu takımda işinin ne olduğunu henüz anlayamadığım Tyus Jones, birkaç ikinci tur draft hakkı, birkaç pick değiştirme hakkı…

Evet, yanlış okumuyorsunuz. Wizards, bu iki yıldız oyuncusunun karşılığında ekstradan tek bir birinci tur draft hakkı bile alamadı. Kadro şu an çok kötü halde ve muhtemelen Chris Paul’u da sezon sonu geldiğinde Wizards’ta görmeyeceğiz, bu da demek oluyor ki gelecek sene lotaryanın en büyük favorilerinden biri Wizards olacak. Peki ligde yeniden yapılanmaya giden diğer takımlara baktığınızda sadece kendi pickini elinde bulunduran, hiçbir takımdan ilk tur hakkı koparamamış başka bir organizasyon aklınıza geliyor mu?

Ya da madem bu yol seçilecekti, neden tarihin en büyük potansiyellerinden biri olarak görülen Victor Wembanyama’nın drafta katılacağı sene bu rota izlenmedi? 2022-23 sezonunda 35 galibiyetle Doğu Konferansı’nı 12. sırada bitirmek, Wizards’a tam olarak ne kattı?

Takımın önümüzdeki sezon saha içinde dair bir derdi olmayacağı aşikar. Bu yüzden yapılan herhangi bir hamleyi de saha içine yönelik değerlendirmek doğru olmayacaktır. Fakat saha dışına baktığımızda, takımın kesinlikle başarılı olması gereken noktalarda da Wizards’ın sınıfta kaldığını görüyoruz. Onları karanlık bir gelecek bekliyor desek abartmış olmayız.