2018-2019 EuroLeague: En İyi 100 Oyuncu (10-1)

09/Eki/18 10:59 Ekim 9, 2018

Mehmet Bahadır Akgün

09/Eki/18 10:59

Eurohoops.net

EuroLeague’in en iyi oyuncuları sıralamasında geldik sona!

By Antonis Stroggylakis – Çeviri: Bahadır Akgün / info@eurohoops.net

Yılın yine o dönemi geldi.

Eurohoops, 2018-2019 sezonunun başlamasına günler kala huzurlarınıza EuroLeague’in En İyi 100 Oyuncusu‘nu taşıyor. Gelecek sezon öncesi belli kriterleri göz önünde bulunduran Eurohoops, sezonun kaderini belirleyecek isimleri sıralıyor.

100 oyuncuyu seçip sıralarken nesnel, elle tutulur bileşenler olduğu gibi nihai sonuç haliyle öznel yargılara dayanıyor.

Her zaman olduğu gibi ligin çaylakları, özellikle de Avrupa basketboluna yabancı isimlerin beraberlerinde getirdiği riskler hesaba katıldı. Bu sebeple EuroLeague’de ilk kez oynayacak bazı oyuncular ya listede hiç yer almadı ya da Avrupa basketbolunda deneyimi olan diğer çaylaklara kıyasla listenin daha alt sıralarında yer buldu. Bu seviyedeki deneyim ve oyun tarzı da önemli zira kaliteli NBA patentli oyuncular da dahil ligde önemli yeteneklerin Avrupa basketboluna yabancılıkları nedeniyle zorlandıklarına tanıklık ettik geçmişte.

Şunu da belirtmekte fayda var: Takımı EuroLeague şampiyonluğuna oynayan veya Final Four hedefiyle yola çıkan takımların oyuncuları, eşdeğer ve belki de daha iyi diğer oyuncular karşısında listemizde önceliğe sahip oldu. Bu sebeple güçlü takımların oyuncularını daha çok göreceksiniz.

Her yıl olduğu gibi Eurohoops, 100 oyuncuyu şu kriterlere göre sıraladı:

1) Her oyuncunun takımında üstleneceği rol ve alacağı süreler ile birlikte kişisel kalitesi

2) Oynadığı takımın gücü. Sürekli playoff oynayan ve zirve kovalayan takımların oyuncuları her zaman farklı bir baskı altında oluyorlar çünkü bireysel yeteneklerini takımın hedefleri ile birleştiriyorlar.

3) Her bir oyuncunun EuroLeague kariyerinde neler yaptığı ve 2017-18 sezonundaki performansı

100’den başladığımız geri sayımda artık sona geldik!

100-91 arasındaki oyuncular

90-81 arasındaki oyuncular

80-71 arasındaki oyuncular

70-61 arasındaki oyuncular

60-51 arasındaki oyuncular

50-41 arasındaki oyuncular

40-31 arasındaki oyuncular

30-21 arasındaki oyuncular

20-11 arasındaki oyuncular

10. Kevin Pangos (Barcelona)

Doğum yılı: 1993

Pozisyon: Guard

Boyu: 1.88

2017-2018 istatistikleri: 12.7 sayı, 5.9 asist, 2.7 ribaund, 24:49 dakika (Zalgiris Kaunas – EuroLeague)

Her geçen yıl Kevin Pangos, yalnızca bireysel anlamda değil aynı zamanda takım başarısına olan katkısı konusunda önemli gelişimler gösterdi. Profesyonel kariyerinin ilk yılında Gran Canaria formasıyla EuroCup’ın en iyi oyuncularından biri olan Pangos, daha sonra EuroLeague’e sıçrama yaptı ve geçen sezon Zalgiris‘i son 19 yılda ilk kez Final Four’a taşıdı.

Pangos’un Zalgiris’i neredeyse mucizevi bir şekilde Final Four’a taşıması birçok sebeple olağanüstü bir başarıydı. Litvanya ekibinin Olympiakos karşısında saha avantajı yokken Pangos’un ilk playoff döneminde Olympiakos gibi bir Avrupa devini geçtiler. Kaliteli oyuncular bile böyle maçlarda deneyimsizlik nedeniyle sorun yaşayabiliyorken Kanadalı guard saha ne yaptığını biliyordu ve son dört takım arasına giderken rahat oynuyordu.

Pangos, sahada Sarunas Jasikevicius’un istediklerini harfiyen yerine getirmeyi başardı geçen sezon. Hücumu yönetme, topu dağıtma ile kendi skorunu çok iyi bir yüzdeyle üretme yetenekleri, disiplinli bir hücum düzeninde zirveye oynayan bir takıma layık bir guard olduğunu gösterdi.

Bu yaz onunla anlaşan Barcelona’nın aklında da bu vardı. Artık Pangos’un önünde büyük bir macera var zira yıldız oyuncu 2016’dan bu yana ilk kez Barcelona’yı en azından playofflara taşımaya çalışacak ve baskı bu kez gerçek. Önceki maceralarının aksine Barça hiçbir zaman ligin baş altı takımlarından biri olmadı ve herkes onları bekliyor olacak. Pangos da Thomas Heurtel ile birlikte EuroLeague’de izlenmesi gereken ikililerden birini kuracak.

9. Kostas Sloukas (Fenerbahçe)

Doğum yılı: 1990

Pozisyon: Guard

Boyu: 1.89

2017-2018 istatistikleri: 10 sayı, 5,4 asist, 2.5 ribaund in 24:49 dakika (Fenerbahçe – EuroLeague)

Eğer EuroLeague’de geçen sezon yılın takımlarından birine seçilmemiş olmasını adaletsiz bir karar olarak değerlendirme hakkına sahip bir oyuncu varsa o isim Kostas Sloukas.

Sloukas’ın Fenerbahçe’yi üst üste dördüncü kez Final Four’a götüren performansları, artık yılın takımlarından birinde yer alması gerektiğine dair tartışmaları gündeme getirmişti. Yunan guard, Fenerbahçe hücumunun ana yönlendiricisi olup muazzam yeteneklerini pick-and-roll oyunlarının maestrosu olarak kullandı. Sezon boyunca pas semineri veren Sloukas’ın bu performansı, playofflarda standartları aştı.

Baskonia karşısında tarihi bir oyun kuruculuk sergileyen Sloukas, ilk maçta 11 asist üretti, ikinci maçta altı kez arkadaşlarına servis yaptı ve üçüncü maçta bir kez daha 11 asist ile yıldızlaşırken son maçı da sekiz asist ile tamamlayıp takımını Final Four’a taşıdı. Sonuç? EuroLeague playofflarında yeni bir toplam ve ortalama asist rekorunu kırarken yalnızca 9 top kaybı yaptı. Hayli etkileyici.

Sloukas, Avrupa’nın en önde gelen saha içi liderlerinden birine ve gerektiğinde skor yükünü de çekerek rakibine büyük hasarlar verebilen bir oyuncuya dönüştü. Zeljko Obradovic, oyuncusuna büyük güven duyuyor ve Fenerbahçe’de özellikle kritik anlarda oyun kurma yükünü yine o çekiyor olacak.

8. Vassilis Spanoulis (Olympiacos)

Doğum yılı: 1982

Pozisyon: Guard

Boyu: 1.89

2017-2018 istatistikleri: 14 sayı, 5.6 asist, 1.5 ribaund, 26:19 dakika (Olympiacos – EuroLeague)

36 yaşındaki Vassilis Spanoulis, üç şampiyonluk ve Final Four MVP’si ödüllerinden sonra ligde 13. sezonuna giriyor. Geçen sezon sekizinci kez yılın takımlarında yer bulan Spanoulis’in lig tarihinde takım başarıları ve bireysel başarılar düşünüldüğünde en başarılı oyuncu olduğu iddia edilebilir.

Olympiakos’un planı artık Spanoulis’in oynadığı pick-and-roll’lerin her hücumun temelini oluşturması değil ancak Olympiakos, hâlâ Spanoulis’in takımı. Koçlar Olympiakos karşısındaki maçlarda savunma hazırlıklarını yaparken oyuncularına önce Spanoulis’i nasıl durduracaklarını anlatacaklar. Bir kez daha Spanoulis sahada olduğunda en çok korkulan rakip o olacak ve rakip takımın en iyi savunmacısını o meşgul ediyor olacak. Herkes, yaptığı en ufak harekete dikkat kesilecek. Spanoulis, yalnızca sahada olarak değil saha dışında da kadroda bulunduğu sürece Olympiakos’un gücünü artırıyor.

Spanoulis’in verimlilik anlamında Olympiakos’a neler sunabileceği artık çok iyi biliniyor zira kendisi yıllardır takımın birincil skoreri ve pasörü. Georgios Printezis gibi tecrübeli yıldız için asıl mesele Nisan ayına kadar enerjisini korumak olacak. Tüm EuroLeague koçlarının kadrosunda bulundurmak için cinayeti göze alabileceği bir isim ancak uzun vadede onu aşırı kullanmak ters tepebilir. Daha az kullanılırsa playofflar döneminde motorlarını tam güç kapasitesinde çalıştırabilir.

Evet, Spanoulis 36 yaşında. Eskisi kadar canlı değil ve bazen savunmada takımının en zayıf halkası olabilir. Ancak Avrupa için mutlak bir lider, zirveye oynayan takımı bu yaşta sırtında taşıyabilecek bir isim olmaya devam ediyor. Eğer hayatınız o şuta bağlı olsa, şutu onun atmasını isteyeceğiniz bir oyuncu…

7. Sergio Rodriguez (CSKA Moskova)

Doğum yılı: 1986

Pozisyon: Guard

Boyu: 1.89

2017-2018 İstatistikleri: 13.8 sayı, 4.9 asist, 2 ribaund, 26:01 dakika (CSKA Moskova – EuroLeague)

Milos Teodosic, CSKA’dan ayrıldığında Sergio Rodriguez’in onun yerini başarıyla doldurabilecek tek oyuncu olduğu düşünülüyordu. Geçen sezon gösterdiği performanslarla Rodriguez, bunu düşünenleri mükemmel biçimde doğruladı.

Rodriguez’in performansını kusursuz kılmayan tek nokta ise CSKA’nın şampiyonluğu alamaması oldu. Buna rağmen Rodriguez, sahada en verimli ve en güzel performanslarından birini gösterirken Rusya devinin en iyi oyuncularından biri ve Nando De Colo, Cory Higgins veya sahayı paylaştığı başka bir oyuncunun ideal ortağı oldu.

Rodriguez, Avrupa’nın en zeki oyuncularından biri ve bunu da CSKA formasıyla birçok kez gösterdi. Yalnızca muazzam pasörlüğü ile değil genel olarak oyunu okuyor olmasıyla kolaylıkla asist ve skor üretebiliyor. Zeki oyun kurucuların azaldığı bir dünyada Rodrgiuez, bu tanımın en iyi temsilcilerinden biri olmaya devam ediyor.

6. Jan Vesely (Fenerbahçe)

Doğum yılı: 1990

Pozisyon: Forvet / Pivot

Boyu: 2.13

2017-2018 istatistikler: 12.5 sayı, 5.1 ribaund, 1.6 asist, 26:36 dakika (Fenerbahçe – EuroLeague)

Şayet Fenerbahçe’nin beyni Kostas Sloukas ise, Jan Vesely de bu takımın kas gücü. Ve muhtemelen sesi bir de.

EuroLeague’de hiçbir oyuncu Vesely kadar smaç basmayı sevmiyor ve her smacından sonra yüksek çığlığı ile bunu herkese gösteriyor. Çek dev, yalnızca potaya hücum etme gücüyle değil aynı zamanda perde sonrası devrilme hızıyla da NBA dışında pota civarındaki en güçlü bitirici. Havaya atılan topları yakalama konusunda Vesely biçilmiş kaftan ve bu becerisi, takım arkadaşlarının işini çok daha keyifli ve kolay hale getiriyor.

Vesely o kadar sık smaç yapıyor ki tek yapabildiği bu gibi bir imaj uyandırabiliyor zihinlerde. Ama durum pek öyle değil. Post’ta topu aldıktan sonra artık çok daha fazla yaratıyor, durdurulması zor hook şutlar atıyor ve hatta zaman zaman orta mesafe de sokuyor. Her zaman devrilip smaç vurmayı tercih edecek olsa da daha tehditkar olmanın yollarını buldu ve artık tamamen takım arkadaşlarına bağlı değil.

Ancak onu daha büyük “tehdit” haline getirmek için yapılan eklemeler konusunda asıl gelişimi serbest atışlarda gösterdi. 2016-2017 sezonunda %57 ile serbest atış atan Vesely’ye yapılacak fauller onun performansını düşürüyordu. Ancak geçen sezon %70.7 ile serbest atış kullanan Vesely, rakiplerinin “Hack a Vesely” taktiğini bir kez daha düşünmelerine sebep oldu.

5. Tornike Shengelia (Baskonia)

Doğum yılı: 1993

Pozisyon: Forvet

Boyu: 2.03 m.

2017-2018 istatistikleri: 13.7 sayı, 6.1 ribaund, 2.2 asist, 25:29 dakika (Baskonia – EuroLeague)

Baskonia’nın bu yaz Shengelia’ya yeni ve yüklü bir kontrat vermiş olması hiç şaşırtıcı değil. Onu yalnızca NBA çalabilir ve bu gerçekleşmezse Shengelia, Vitoria’da kalıp 2022’ye kadar Baskonia’nın mutlak lideri olmaya devam edecek.

Gürcü forvet, kariyerinin en iyi sezonunu geçirdi ve muazzam işler yaptı. Her istatistik kategorisinde verim gösteren Shengelia, kariyerinde ilk kez EuroLeague’de yılın takımına seçildi ve son yıllarda bir uzun forvetten gördüğümüz en dominant, çok yönlü performanslardan birini ortaya koydu. Zira Shengelia’nın geçen sezon katkı vermediği hiçbir alan olmadı.

Kimi zaman boyalı bölgede gücünü, kimi zaman da savunmaları geçmek için çabukluğunu kullanarak skor üretti. Pozisyonu bitirecek pası atmadığı zamanlarda geçiş hücumlarında hızıyla rakiplerinden kurtulup potaya gitti. Ayrıca alçak post’ta veya yardım savunması geldiğinde potaya giderek eşit düzeyde iyi bir yaratıcılık gösterdi. Shengelia, Baskonia hücumunda her anlamda izini bıraktı.

EuroLeague’de yılın takımına seçilip yeni kontratını imzalayan Shengelia için hedef belli: Takımı Vitoria’daki Final Four’a taşımak.

4. Alexey Shved (Khimki Moskova)

Doğum yılı: 1988

Pozisyon: Guard

Boyu: 1.98 m.

2017-2018 İstatistikleri: 21.8 sayı, 5.2 asist, 2.6 ribaund, 32:12 dakika (Khimki Moskova – EuroLeague)

Eğer kontrolsüzce etrafta dolaşıp kaos ve yıkım getiren birinin basketbolda bir karşılığı varsa o isim Alexey Shved. Avrupa’da hiçbir oyuncu, rakip savunmaları yıkma konusunda Rus guard kadar iyi değil ve kimse de bundan onun kadar keyif almıyor.

Tamam tamam, Shved’den bahsederken “yıkım” örneği bitmez ama yeter bu kadar.

Geçen sezon Shved, Khmki Moskova’yı kulüp tarihinde ilk kez playofflara taşırken CSKA Moskova karşısındaki seride de bir anlamda Final Four’a yaklaştılar. Bu süreçte yılın skoreri olan Shved, yılın ikinci takımında kendisine yer buldu. Bu sezon Khimki, bu başarısını bir adım öteye taşımaya çalışacak ve Shved de doğal olarak takımın lideri olacak. Başka bir ihtimal mümkün değil.

Shved, yüksek skor tanımının tam karşılığı. Her ne kadar şut seçimi konusundaki kalite tartışmaya açık ve kendisi iki ucu keskin bıçak olsa da genelde istenen sonuçları veriyor ve bu durum takımın geçen sezonki başarısından da belli. Shved, şuta kalktığı zaman savunmaların yapabileceği pek bir şey yok. O şutu sokup sokmamak genelde tamamen kendisine bağlı oluyor. Şuta ne kadar zorluk çıkardığınız pek önemli değil ve bu sebeple kendisi çok tehlikeli bir oyuncu.

3. Nando De Colo (CSKA Moskova)

Doğum yılı: 1987

Pozisyon: Guard

Boyu: 1.96 m.

2017-2018 istatistikleri: 16.7 sayı, 3.7 asist, 2.3 ribaund, 25:47 dakika (CSKA Moskova – EuroLeague)

Sürekli sayıların üzerinde bir verimlilik ile oynamak diğer her oyuncu için manşetlere çıkmasına yetebilir ancak Nando De Colo için bunlar sıradan. Kendisi için çıtayı o kadar yükseğe koydu ki 20 sayı ve 10 asistlik bir performans bile “pek de bir şey yokmuş” denecek duruma geldi. Güneşin doğudan doğması gibi bir şey artık bu.

De Colo, topla potaya gitme veya takım arkadaşlarına akla hayale gelebilecek her şekilde estetik paslar atarken bunu da çok doğal, çok kolay bir şeymiş gibi gösterme konusunda gülünç bir yeteneğe sahip. Hiçbir zaman oyunu veya şutunu zor sokmayan De Colo, aynı zamanda her hamlesini hızlı ve iyi hesaplanmış bir şekilde yapıyor. Fransız guard, Avrupa’nın en iyi karar vericilerinden biri ve onun seviyesinde bir skorer için bunu çok nadir görüyoruz.

Bir kez daha De Colo’nun her maçta ürettiği verimlilik puanları ile EuroLeague Fantasy’nin demirbaşlarından biri olması bekleniyor.

2. Sergio Llull (Real Madrid)

Doğum yılı: 1987

Pozisyon: Guard

Boyu: 1.92 m.

2017-2018 istatistikleri: 9 sayı, 4 asist, 2 ribaund, 20 dakika (Real Madrid – İspanya Ligi)

Not: Sergio Llull için İspanya Ligi istatistiklerini kullandık zira kendisi geçen sezon sakatlığı nedeniyle EuroLeague’de yalnızca dört maça çıkabildi.

Bağları kopan oyuncuların tam performanslarıyla geri dönmek için çok uzun süreler uğraştığını gördük. Bazıları hiçbir zaman eskisi gibi olamadı, bazıları da ancak eski performanslarından belirtiler gösterdi. Ancak Sergio Llull, geçen sezonun büyük bölümünü kaçırmasına neden olan sakatlıktan neredeyse hiç etkilenmemiş gibiydi.

Llull, Avrupa basketbolundaki en hırslı oyunculardan ve en büyük winner‘lardan biri. Eldeki hedefe fazlasıyla odaklanıyor ve iyileşme sürecindeki başarısı da eskisi kadar güçlü dönmek için çok uğraştığını gösteriyor.

İspanyol guard, sanki hiçbir şey olmamış gibi performans gösteriyor ve İspanya Süper Kupası’nda neler yaptığına bakmak da sizleri ikna edecektir. Her zaman yüksek oktavlı oyun karakterini oluşturan enerjisiyle oynamaya devam ediyor. Yalnızca kusursuz bir durumda değil aynı zamanda kaçırdığı ayların acısını çıkarmak için daha da hırslı. Llull, yeni sezona da otomatik bir MVP adayı olarak başlayacak.

Llull’un Real Madrid’de alacağı rol apaçık ortada: Takımın lideri olup MVP olarak geçirdiği 2016-17 sezonundakine benzer bir hedefte oynayacak. Genelde sıradışı şutları ile savunmaları dağıtacak ve savunmada da rakiplerine yoğun baskı uygulayacak. Süre bitmek üzereyken muhtemelen… stratosferden falan bir üçlük sallayacak.

1.Nick Calathes (Panathinaikos)

Doğum yılı: 1987

Pozisyon: Guard

Boyu: 1.92 m.

2017-2018 istatistikleri: 14.5 sayı, 8 asist, 3.8 ribaund, 29 dakika (Panathinaikos – EuroLeague)

Nick Calathes’in geçen sezonki performansı için uygun başlık şu olurdu: “Oybirliği ile MVP seçilecek adam.” O oylamanın sonucu, Real Madrid ile Panathinaikos arasında Final Four’a kalacak takımdan Luka Doncic veya Calathes’in seçilmesi noktasına geldi. Real zirveye çıktı ve MVP de Doncic oldu.

Calathes, kariyerinde ilk kez yılın takımına seçildi ancak aynı zamanda birçoklarının gözünde MVP de o’ydu. Ürettiği istatistikler, Avrupa basketbolunun en üst seviyesi için bazen sıradışı kalıyordu ve çift yönlü etkisi de şaşırtıcı derecedeydi: Panathinaikos hücumu ve savunması, Calathes’in hayat verdiği ölçüde hayatta kaldı.

Yunan guard, sahanın her iki alanında da bir makine gibiydi. Hücumda herkesi her yerde bulup iğne deliğinden paslar atabilen Calathes, takımının hedeflerine göre ritmi düşürüp yükseltebildi. Zaman zaman skorer rolünü üstlenirken her şekilde sayı atmayı başardı. Tüm bunları yaptıktan sonra da EuroLeague’de açık ara farkla en iyi asist/top kaybı oranını (%355.71) yakaladı.

Savunmadan söz edecek olursak da Calathes, her defasında kişisel rakibini kilitlemeyi başardı ve top çalmak, ribaund almak için sahayı da iyi izledi. Bazen bunu daha uzun oyunculara karşı da yaptı.

Bunlar belli şeyler ancak Calathes’in süper sezonunu tanımlayan asıl şey triple-double ile flörtü oldu. Hepimiz triple-double’ın Avrupa’da inanılmaz ölçüde nadir görüldüğünü biliyoruz. Eğer Nikola Vujcic olmasa masaldan çıkma olduğu sanılırdı.

Triple-double tehdidi oluşturmaya yakın olmak bile acayip bir olayken 2001’den bu yana yalnızca iki kez EuroLeague’de triple-double görmüş olmamız daha da acayip. Calathes’in 2017-18’de triple-double üretmemiş olması ise neredeyse mucize. Bunu yapmaya bu kadar yaklaşmışken tarihi bir başarı elde etmesi an meselesi gibi gözüküyor.

Calathes’in dış şutunun sorun olduğunu söyleyebilirsiniz (geçen sezon %29.3 ile üçlük attı ve bu istatistiğin düşük olduğunu söyleyebiliriz) ancak bu sezon şimdiye kadar yaptıkları, savunmaların onu eskisi gibi rahat boş bırakamayacaklarını gösteriyor.

Calathes, bu yaz Panathinaikos ile olan sözleşmesini yüklü bir bedel karşılığında uzattı ve takıma artık eskisinden de bağlı gözüküyor. Dimitris Diamantidis’in bir zamanlar sahip olduğu kaptanlık rolü artık onda ve kendisi takımın sahadaki lideri. Yeni sezona MVP yarışının favorisi olarak giriyor ancak önceki sezon olduğu gibi bu durum Panathinaikos’un Final Four ihtimaline bağlı.